AKGULLER

Üye Giriş Formu



Anketler

SİTE TEMAMIZ GÜZELMİ
 

Son Dakika

Tarihte Bugün


Tarihte Bugün v.6.0

SPONSORLARIMIZ

BU ALANA REKLAM VERMEK İÇİN

LÜTFEN BAĞLANTI KURUNUZ

05052137575

Ziyaret

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün46
mod_vvisit_counterBu Hafta149
mod_vvisit_counterGeçen Hafta259
mod_vvisit_counterBu Ay374
mod_vvisit_counterGeçen Ay935
mod_vvisit_counterToplam1309

Online (20 minutes ago): 2
Your IP: 38.107.191.116
,
Now: 2010-03-10 15:00

Hava Durumu

Malatya Haberler

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi

GÜNÜN SÖZÜ

Âlim, ölse de yaşar; câhil yaşarken ölüdür.
Hz. Ali -
Akgüller web sayfasına hoş geldiniz. Malatya- Hekimhan
VEFAT-BAŞSAĞLIĞI E-posta
Yazar erkan   
Pazartesi, 22 Şubat 2010 16:12

Hasan Azmi Akgül'ün Kayınpederleri Ayşegül Serpil Akgül'ün babaları İSmet Şenol Hakkın rahmetine yürümüş olup merhuma Allahtan rahmet yakınlarına sabr-ı cemil dileriz.

Pazartesi, 22 Şubat 2010 16:15 tarihinde güncellendi
 
AK-FM Radyo Yayını Yeniden Başlamıştır !!! E-posta
Yazar Administrator   
Pazar, 21 Şubat 2010 02:27

Sitemizde radyo yayini tekrar başlamıştır. Radyoya soldaki menüden ulaşabilirsiniz. Ayrıca radyo sayfasında yayınlanmış olan anketlere katılmanızı rica ederiz. Her türlü sorularınız için Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız ' a mail atabilirsiniz yada Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresi ile MSN den ulaşabilirsiniz...

Saygılarımla hayırlı günler ve geceler...

 
Resim E-posta
Yazar erkan   
Perşembe, 11 Şubat 2010 21:21

Elinde Köye ait resim olanlar gönderrirseler logoyu değiştirelim.Selamlar

 
Vefat E-posta
Yazar erkan   
Cumartesi, 06 Şubat 2010 20:59

Enver Gülalioğlu Ağabeyimizin Enişteleri Zuhal Ablamızın Eşi Yasin ŞAVATA Ağabey  Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allahtan rahmet kalanlara sabır diliyoruz.



İKİNCİ SUAL: Furkan-ı Hakîm'de اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيَوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاً gibi âyetlerde "Mevt dahi, hayat gibi mahluktur, hem bir nimettir." diye ifham ediliyor. Halbuki zahiren mevt; inhilaldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir, hêdim-ül lezzattır.. nasıl mahluk ve nimet olabilir?

Elcevab: "Birinci Sual"in cevabının âhirinde denildiği gibi: Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde'dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir. Nasılki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdir iledir; öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdir ile, bir hikmet ve tedbir iledir. Çünki en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti, hayattan daha muntazam bir eser-i san'at olduğunu gösteriyor. Zira meyvelerin, çekirdeklerin, tohumların mevti; tefessüh ile çürümek ve dağılmakla göründüğü halde, gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizacat-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki, bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü, sünbülün hayatıyla tezahür ediyor. Demek çekirdeğin mevti, sünbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için, şu ölüm dahi, hayat kadar mahluk ve muntazamdır.
Hem zîhayat meyvelerin yahut hayvanların mide-i insaniyede ölümleri, hayat-ı insaniyeye çıkmalarına menşe' olduğundan; "o mevt, onların hayatından daha muntazam ve mahluk" denilir.
İşte en edna tabaka-i hayat olan hayat-ı nebatiyenin mevti böyle mahluk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt; elbette yer altına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi, yer altına giren bir insan da, Âlem-i Berzah'ta, elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir.

Amma mevt, nimet olduğunun ciheti ise, çok vücuhundan dört vechine işaret ederiz:

Birincisi: Ağırlaşmış olan vazife-i hayattan ve tekâlif-i hayatiyeden âzad edip, yüzde doksandokuz ahbabına kavuşmak için, Âlem-i Berzah'ta bir visal kapısı olduğundan, en büyük bir nimettir.

İkincisi: Dar, sıkıntılı, dağdağalı, zelzeleli dünya zindanından çıkarıp; vüs'atli, sürurlu, ızdırabsız, bâki bir hayata mazhariyetle.. Mahbub-u Bâki'nin daire-i rahmetine girmektir.

Üçüncüsü: İhtiyarlık gibi şerait-i hayatiyeyi ağırlaştıran bir çok esbab vardır ki; mevti, hayatın pek fevkinde nimet olarak gösterir. Meselâ: Sana ızdırab veren pek ihtiyar olmuş peder ve vâliden ile beraber, ceddin cedleri, sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı; hayat ne kadar nıkmet, mevt ne kadar nimet olduğunu bilecektin. Hem meselâ: Güzel çiçeklerin âşıkları olan güzel sineklerin, kışın şedaidi içinde hayatları ne kadar zahmet ve ölümleri ne kadar rahmet olduğu anlaşılır.

Dördüncüsü: Nevm nasılki bir rahat, bir rahmet, bir istirahattir; hususan musibetzedeler, yaralılar, hastalar için.. öyle de: Nevmin büyük kardeşi olan mevt dahi, musibetzedelere ve intihara sevkeden belalarla mübtela olanlar için ayn-ı nimet ve rahmettir. Amma ehl-i dalalet için müteaddid Sözlerde kat'î isbat edildiği gibi; mevt dahi hayat gibi nıkmet içinde nıkmet, azab içinde azabdır. O, bahisten hariçtir.

Mektubat sayfa 7-8

Pazartesi, 08 Şubat 2010 21:38 tarihinde güncellendi
 
E-posta

SİTE ÜYELERİMİZ VİRÜSTEN DOLAYI ÇÖKTÜĞÜNDEN KULLANICILARI SİLMEK ZORUNDA KALDIK

RESİMLER BÖLÜMÜ VE DİĞER KULLANICILARI ULAŞMAK İÇİN LÜTFEN ÜYE GİRİŞİ YAPINIZ

 
Daha Fazla İçerik...
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 2